Bir stajın ilk günü, çoğu zaman insanı en çok geren gündür. Ben de stajıma başlarken benzer bir heyecanla gittim; ama iyi ki de öyle bir heyecandı, çünkü kısa sürede yerini güvene bıraktı.

Aslında sürecin nasıl işleyeceği konusunda tamamen bilgisiz değildim. Benden önce başlayan stajyer arkadaşlarımdan sürecin genel işleyişi hakkında az çok bir fikir edinmiştim. Yine de ilk gün yapılan toplantıda her şey baştan sona, ayrıntılı bir şekilde anlatıldı. Bu netlik, daha ilk günden ayaklarımın yere sağlam basmasını sağladı. Stajyerleri sadece "iş yaptıran" değil, gerçekten öğretmeyi amaçlayan bir sistemin içinde olduğumu hissetmek, sürecin en değerli yanlarından biri oldu.

Açıkçası en çok zorlandığım kısım GitHub oldu. Daha önce hiç bu kadar aktif kullanmamıştım; branch açmak, pull request çıkarmak gibi kavramlar ilk başta beni epey korkutmuştu. Bir hata yapıp bir şeyi bozacakmışım gibi bir endişe vardı. Ama süreç ilerledikçe, her gün küçük adımlarla pratik yaptıkça bu korku yerini alışkanlığa bıraktı. Staja başladığımda GitHub konusunda kendimi 10 üzerinden 1 gibi değerlendiriyordum; şu an ise rahatlıkla 6 7 civarına ulaştığımı söyleyebilirim. Bu ilerlemeyi bu kadar somut şekilde görebilmek, sürecin bana kattığı en değerli şeylerden biri oldu.

Bu ilerlemenin arkasındaki en büyük etkenlerden biri, her gün düzenli olarak yapılan daily toplantılar oldu. Belli bir saatte kalkıp toplantıya girmek, ardından günün branch'ini açarak işe koyulmak, zamanla kendiliğinden bir rutine dönüştü. Bu rutin sayesinde sadece teknik anlamda değil, uzaktan çalışma kültürü açısından da bir şeyler öğrendiğimi hissediyorum; disiplin, düzen ve iletişimin uzaktan çalışırken bile nasıl korunabileceğini deneyimleyerek görmüş oldum.

Süreç boyunca beni şaşırtan konulardan biri de GitHub'ın üzerinde yapılabilecek şeylerin çeşitliliği oldu; bu kadar geniş bir kullanım alanı olduğunu daha önce bilmiyordum. Bunun yanında, ilk defa içinde yapay zekanın aktif olarak yer aldığı bir proje geliştiriyorum. Agentic AI araçlarını günlük iş akışımın bir parçası haline getirmek, bu stajın bana kazandırdığı bambaşka bir beceri oldu diyebilirim.

Tüm bunların arkasında, elbette süreci bu kadar öğretici kılan bir yaklaşım vardı. Ümit Bey'in sürekli verdiği geri bildirimler bana çok şey öğretti; yumuşak ve öğretici üslubu, hata yapmaktan çekinmeden öğrenmeye devam etme isteğimizi artırdı diye düşünüyorum. Bu vesileyle kendisine bu yaklaşımı için teşekkür etmek isterim.

Stajın başındaki o "acaba yapabilecek miyim" hissi, şimdi yerini "her gün bir şey daha öğreniyorum" hissine bıraktı. Ve bence bir adaptasyon sürecinin en güzel tarafı da tam olarak bu.